08 Kasım 2008
Din dersi bence sadece ilkokulda 4. ve 5. sınıflarda zorunlu olarak okutulmalı. Daha sonra seçmeli olmalı diyorum, çünkü herkes dine din öğretmenlerinin istediği kadar ilgi duymayabilir. İlkokulda dinin ne olduğu ve temel kavramlar öğretilmeli bence. Öğrenci ve ailesi çocuk ilkokulu bitirdikten sonra din hakkında daha detaylı bir eğitim olarak alınmasını istiyorlarsa seçmeli ders olarak seçsinler. Tabii bir de müslüman olmayan öğrencilere de bu derse girmeme konusunda anlayış gösterilmeli.
Lise ve ortaokul öğrencileri okulu bitirince sınavlara giriyorlar. Bu sınavlardaki puanlarına okul başarı notları da ekleniyor. Bu sınavlarda sorusu sorulmayan ve insana hiçbir rahatlama katmamasına rağmen din dersi öğrencilere zorla okutuluyor ve bence öğrenciye zarar veriyor. Fen ve matematik konularının yanında din hocalarının zorla sure vb. ezberlettirmesi öğrencilerin kafalarını bulandırıyor. Bir de din öğretmeni çok katı şekilde(yobazca) ders işliyorsa çocuklar düşük puan alıyor ve diploma notları etkileniyor bundan.
Ülkemizde 15 milyon alevi varken din dersi kitapları sanki alevilik hiç yokmuş gibi gösteriliyor, çok katı bir şekilde bu mezhebi reddediyorlar. Din öğretmenleri bu öğrencilere kasıtlı olarak farklı davranıyorlar. Bu durumda din dersini alma konusunu öğrencinin isteğine bırakmayan sistemi eleştiriyorum.
İnsanlara bu dersi seçmeli olarak okuma hakkının verilmediği bu sistemin derhal değişmesi gerek. Herkes istediği kadar dini öğrensin, kimse zorlanmasın, baskıya maruz kalmasın. Daha esnek bir sistemin getirilmesi gerek…
Etiketler: dersi, din, zorunlu
Kategori EĞİTİM | 6 Yorum »
16 Ekim 2008
Dünya çok büyük bir ekonomik krizle sarsılmaya devam ediyor. Devletler bankalara yardım paketleri gönderiyor. İnsanlar borçlarını ödeyemiyorlar, bankalardan kredi çekemiyorlar. Büyük bankalar batıyor, şirketler üretimi azaltmayı düşünüyor, peki bunun sonunda ne olacak? Aslında bu finansal kriz uzun zamandır ayak seslerini duyuruyordu, ama yeterli önlemler alınmayınca bir kabus gibi geldi adeta. İnsanlar borçlarını ödeyemez haldeler ve bu durum birkaç yıl daha sürecek gibi görünüyor. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Devletlerin bankalara para aktarması saçmalığıysa sadece banka sahiplerinin, wall street’in başındaki zenginlerin işine geliyor. Halkın bu aktarılan paralardan olumlu etkileneceğini düşünmek yanlış olur. Madem kriz halkın mortgage kredi borçlarını ödeyememesinden oldu, o zaman devletler bankalara havadan para aktaracağına, halkın borçlarının kapanması karşılığında para aktarsın, bundan sonrası da bankaların sorumluluğu olsun. Bundan sonra birçok ülkede krize karşı önlem almamış birçok sanayicinin kapasite azaltacağı tahmin ediliebiliyor. Çünkü hammadde fiyatları artıyor ve maliyet yükseliyor.Ayrıca artık yatırım yapmak ve diğer borçlarını ödeyebilmek için bankalardan kredi alamıyorlar. Bazı bankalar zor duruma düşünce kredi verdikleri işadamlarına borçlarını vadesi gelmeden ödemeleri için baskı yapıyor. Önceden dolar depolamış endüstri kuruluşlarının bundan kısa vadede çok etkileneceğini söylemek yanlış olur. Birikimi olan şirketlerin bu krizi avantaja çevirme şansları var. Kârı azalan sanayi kuruluşlarının bir çözüm yolu olarak emeğin fiyatını, yani işçilerin ücretlerini düşürmesi gündemde. Bu durumda bizim gibi bankacılık sistemi güçlü ülkelerin de bu krizin ağrılarını çok hissedeceğini düşünebiliriz. Olan yine masum insanlara olacak. Büyük çaplı işten çıkarmalar olacak. Çalışanlara ” Ya az paraya çalışırsın ya gidersin.” denecek. Bu krizin gizli bir plan olduğunu düşünmek de mümkün. Amerika bu kriz sayesinde diğer ülkelerin üretim gücünün azalmasından, üreticilerin borçlarını ödeyememesinden yararlanacaktır. Çin ve Rusya’da bu krizde büyük darbe aldı. Bu kimin işine gelir sizce?
En çok eleştirilmesi gereken şey ise bu krizin faturasının hiçbir hatası olmayan insanlara çıkacak olmasıdır.Bence devletler patronları değil işçileri kurtarsın. Her şeye yol açan bu para odaklı zengin insanların elinde olan kapitalist ekonomidir.Bundan sonra herkesin istediği gibi hareket edebildiği ekonomi kaldırılmalıdır. Daha adil ve denetimli bir ekonomik sistemin kurulması gereklidir. Umarım daha çok insan acı çekmeden bu değişim olur.
Etiketler: abd krizi, ekonomi, ekonomik kriz, finans, finansal kriz, mortgage
Kategori Genel konular | 4 Yorum »